Komünizm, geçtiğimiz 20. yüzyıla damgasını vurmuş bir ideolojidir. Ama bu damga, sadece baskı, zulüm, kan ve gözyaşı doludur. Tarihçilerin hesaplamalarına göre, sadece bu ideoloji nedeniyle 20. yüzyıl boyunca 120 milyon insan öldürülmüştür. Bunlar, bir savaş sırasında cephede ölen askerler değil, komünist devletlerin kendi halklarının içinden öldürdükleri sivillerdir.

100 milyon erkek, kadın, yaşlı, küçük çocuk, bebek, sadece “komünizm” denen bu soğuk, katı, sert ve vahşi ideoloji nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Dahası, komünist rejimler tarafından temel hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan, göçe zorlanan, sistemli olarak kıtlıkla yüz yüze getirilen, hapsedilen, çalışma kamplarında köle olarak kullanılan on milyonlarca insan vardır. Milyonlarca insan da komünist gerilla gruplarının, terör örgütlerinin kurşunlarına hedef olmuş veya hedef olma korkusu altında yaşamıştır.

 

Komünizm, din, devlet ve aileye düşmandır >>>

, , , , , , , , , , , , , ,

Yorum yap

Komünizmin kanlı tarihi 1 >>>

Komünizmin kanlı tarihi 2 >>>

Komünizmin kanlı tarihi 3 >>>

Yorum yap

Deccal komitesi: Darwin, Marx, Stalin, Lenin, Mao, Trotsky ve diğer kanlı faşist ve komünist liderler

Bölücü komünist ayaklanmaya karşı bilimsel fikri mücadele şarttır

Allah’ı inkar adına ortaya çıkmış olan; insanlara, Allah’a karşı sorumlu olmayan başıboş birer hayvan olduğu telkinini veren, her şeyin tesadüflerle meydana geldiği iddiasını kitlelere yayan ve doğal seleksiyon iddiası ile tüm dünyaya zayıfların yok olması, güçlülerin ise hayatta kalması düşüncesini yayarak 20. yüzyılın başından itibaren bütün dünyayı zulme, dejenerasyona, kitle katliamlarına, savaşlara sürükleyen EVRİM TEORİSİNİN, ASIL KORUYUCUSU, ASIL DESTEKLEYİCİSİ MASONLUKTUR.

Evrim teorisini bugünkü hali ile ortaya atan ve bu aldatmacanın kitlelere yayılmasına önayak olan Charles Darwin’in dedesi ERASMUS DARWİN, İSKOÇYA’DA, CANONGATE KİLWİNNİNG NO. 2 LOCASINA BAĞLI ÜNLÜ BİR MASONDUR. CHARLES DARWİN DE DEDESİ İLE AYNI LOCADANDIR, 27 DERECEDEN MASONDUR. Charles Darwin’in kardeşleri de aynı şekilde masondur.

Darwin’in görüşlerinin yayılmasından sonraki 150 yıl boyunca tüm dünyada Allah inancının zayıflamasının, ateistlerin çoğalmasının, dünyanın büyük bir karışıklık ve dejenerasyon içine girmesinin, dünya savaşlarının çıkmasının, toplumların içinde nefret ve öfkenin yayılmasının, kitle katliamlarının, cinayetlerin çoğalmasının, soykırım, ırkçılık gibi toplumları felakete götüren görüşlerin yaygınlaşması, bu aldatmacanın MASONİK BİR DARWİNİST DİKTATÖRLÜK idaresi altında dünyanın hemen her kurumuna, okullara ve devlet yönetimlerine yerleşmiş olması nedeniyledir.>>>

Darwinizm, komünizm, materyalizm, şiddet ve terör birbirlerinden ayrılmaz bir bütündür. İnsanları isyana, kavgaya, başıbozukluğa, sevgisizliğe, bencilliğe ve ahlaksızlığa yönelten Darwinizm yok edilmeden insanlar arasında dostluk ve kardeşliğin tesis edilmesi mümkün değildir.

İnsanı insan yapan değerlerden uzaklaştırılan, hayatın mücadeleden ibaret olduğu yönündeki Darwinist telkinlerle yetiştirilen insanlar için artık ailenin, din ahlakının, namus ve şerefin bir önemi kalmamakta, bu insanlar her türlü sapkın ideoloji ve akımın peşinden gidebilmektedir.

Ülkemizdeki terör konusunun temelinde Darwinizm vardır. Bugün askerimize, polisimize ve milletimize silah çeken azılı komünist militanlar, Darwinizm’in korkunç boyutlardaki etkisinin en somut delilleridir.

- Zaman zaman gündeme gelen “dağdakini ovaya indirmek” tarzı önerilere karşı son derece uyanık olmak gerekmektedir. Yıllarca Darwinist-komünist telkinlerle eğitilmiş, Türkiye Cumhuriyeti’ni düşman sayan teröristlere, barış hoşgorü ve af mesajları göndermek, komünist bölücü örgütün ekmeğine yağ sürmek anlamına gelecektir. Bu tür akılsızca yaklaşımlar boş yere gündemi işgal etmekte, bölücü örgüte zaman ve zemin kazandırmaktadır.

- Dağdaki bölücü terör örgütü mensubu ovaya salıverildiğinde, bir gün önce mayın döşeyen, yol kesen, ağır silahlarla askerimize saldıran bölücü militan, halkın arasına sızacak, yeni militanlar ve devlet düşmanları yetişmesi için var gücüyle çalışacaktır. Böyle bir duruma çanak tutmak, dağdaki militanı ovaya salıp komünist, materyalist, Darwinist propaganda yapmasına olanak sağlamak, büyük bir dalalet ve ihanet olacaktır.

- Daha karşıdaki terörist gücün ideolojisi ve hedefleri konusunda bile teşhis konulamadığını gösteren bu tür yaklaşımlara anında cevap verilmelidir. Devletimizin karşısındaki örgüt dış güçlerce yönlendirilmektedir ve amaç ülkemizin doğu kısmını koparmak, hemen akabinde kalan kısmı da güçsüz ve zayıf duruma düşürmektir. Çin, Kuzey Kore, Venezuella, Küba gibi Marksist-Leninist ülkelerin tamamının, İsveç, Norveç, Danimarka gibi sosyalist kanadın iktidarda olduğu ülkelerin ve Avrupa’daki tüm Marksist ve sosyalist partilerin, -aynı inancı paylaştıkları için- açık ya da dolaylı biçimde Güneydoğu’daki komünist-bölücü teröre destek verdikleri de bilinen bir gerçektir. >>>

Yorum yap

- Komünist ideoloji iş başında >>>

– Komünist bölücü terörün kaynağı Darwinizmdir >>>

– Komünist ideolojinin karanlık yüzü >>>

– Komünist terörün felsefesi: İnsanın hayvanlaştırılması >>>

– Komünist topraklarda bir İslam toplumu: Doğu Türkistan >>>

– Komünizm gizleniyor >>>

– Komünizmin vazgeçilemeyen içgüdüsü: Terör vahşeti >>>

– Darwinizm – Komünizm ittifakının iç yüzü >>>

– Komünist romantizm’in karanlık yüzü >>>

– SSCB’nin çöküşünün 10. yılında komünizmin geleceği >>>

– PKK ile Gelinen Mücadelede Ortak Nokta: Fikri Mücadele Şart >>>

– Bölücü örgütün gizlemeye çalıştığı komünist kimlik >>>

– Komünist ideoloji Darwinizm’le hayat bulmaktadır >>>

– Bölücü Örgütün Gizlemeye Çalıştığı Komünist Kimlik >>>

– Uzakdoğu komünizmi >>>

– Stalin nasıl komünist oldu? >>>

– Uygur Müslümanları Komünist Çin İşgaline Direniyor! >>>

– Materyalizmin Kanlı Yüzyılı >>>

– Komünizmin din düşmanlığı >>>

Yorum yap

Komünizm de, faşizim de şeytanın iki boynuzudur. İnsanlığı mahveden yecüc ve mecücün kabilesinden biri komünistler, biri faşistlerdir. Faşizme karşı mücadele, komünizme karşı mücadele insanlık görevidir. Türk politikası hep antikomünist olmuştur. Emniyetimiz de, milli istihbarat teşkilatımız da, ordumuz da her zaman antikomünist faaliyet yapmıştır.

Özel harp dairesi de öyle antikomünisttir ve yiğitçe bir tavır almışlardır. Hiçbir şekilde de müsaade etmemişlerdir, yoksa 30 kere komünizm gelirdi Türkiye’ye. O zaman ülkücü gençler de, koç yiğitler aslanlar gibi direndiler. Çanakkale geçilmez, Türkiye aşılmaz dediler. Nur talebeleri, Süleymanlı kardeşlerimiz hepsi can siperhane gayret ettiler.

Allah hepsinden razı olsun. Komünizmi Türkiye’ye sokmadılar. Yoksa 12 Eylül’den önce net kararlıydılar, Türkiye gitmişti adeta, bütün sokaklar işgal edilmişti.

(Adnan Oktar’ın 03 Haziran 2011 tarihli röportajından)

Yorum yap

Yorum yap

Bugün görünürde komünizmin vahşi uygulamaları azalmış durumda. Artık insanlar kupon karşılığı yemek almıyor, tek tip giyinmeye zorlanmıyor, Mao’nun “küçük kırmızı kitabı”nı ezberlemedikleri için işkence görmüyorlar. Ancak komünist rejimin yeni dünya düzenine uyarlanan versiyonu tüm acımasızlığıyla hayatta…

Söz konusu komünist vahşetin en çok hedefi olan bölge ise, Uygurlu Müslüman Türklerin yaşadığı Doğu Türkistan. Doğu Türkistanlı Müslüman Türkler, sadece dinlerini yaşamak istedikleri için tutuklanıyor, işkenceleri ile ünlü Çin hapishanelerinde yıllar boyunca tutuluyor, özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirenler acımasızca idam ediliyor.

Çin zulmünü durdurmanın ve  kesin netice alınmasının tek yolu Türk-İslam Birliği’nin kurulmasıdır. Birlik olmuş bir Türk-İslam alemi, son derece caydırıcı ve etkili bir güce sahip olacaktır. >>>

Yorum yap

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.